Sempozyum ve Kongreler•16/05/2026
5. GELENEKSEL ÇOK DİSİPLİNLİ SEREBRAL PALSİ SEMPOZYUMU- OLGU ODAKLI, CP’de Omurga ve Postüral Yönetim: GMFCS II-V Olgular Üzerinden Güncel Yaklaşımlar
“CP’de Omurga ve Postüral Yönetim: GMFCS II-V Olgular Üzerinden Güncel Yaklaşımlar” başlıklı oturumda; serebral palsili çocuklarda farklı GMFCS düzeylerine göre gelişen skolyoz deformiteleri, postüral bozukluklar ve omurga-kalça ilişkisi olgu örnekleri üzerinden değerlendirildi. Tartışmalarda özellikle oturma dengesi, yaşam kalitesi, ağrı kontrolü, mobilite düzeyi ve günlük yaşam fonksiyonlarını korumaya yönelik multidisipliner yaklaşımın önemi vurgulandı. Oturum kapsamında GMFCS II-III düzeyindeki ambulatuvar çocuklardan GMFCS IV-V düzeyindeki ileri etkilenimli olgulara kadar geniş bir hasta grubunda omurga gözetimi (surveillance), konservatif takip, postüral destek sistemleri, ortez kullanımı ve cerrahi zamanlama konuları ele alındı. Ayrıca kalça problemi eşlik eden skolyozlu çocuklarda “önce kalça mı, omurga mı?” yaklaşımı ve omurga düzeltmesinin fonksiyonel sonuçlara etkisi multidisipliner bakış açısıyla tartışıldı.
Serebral palsili çocuklarda omurga deformiteleri ve postüral bozukluklar, yalnızca radyolojik bir eğrilik problemi değil; oturma dengesi, mobilite, ağrı kontrolü, solunum fonksiyonları ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kompleks bir süreçtir. Bu nedenle skolyoz yönetimi, çocuğun fonksiyonel düzeyi, büyüme potansiyeli, eşlik eden kalça problemleri ve günlük yaşam ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek planlanmalıdır.
Geleneksel Çok Disiplinli Serebral Palsi Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen “Omurga, Skolyoz ve Postüral Yönetim” oturumunda; GMFCS II-III ambulatuvar çocuklardan GMFCS IV-V düzeyindeki ileri etkilenimli olgulara kadar farklı klinik senaryolar olgu örnekleri üzerinden tartışıldı. Oturum boyunca özellikle omurga gözetimi (spine surveillance), erken postüral müdahale, oturma sistemleri, ortez uygulamaları, cerrahi zamanlama ve multidisipliner karar süreçleri ön plana çıktı.
Tartışmalarda skolyozlu serebral palsili çocuklarda sık karşılaşılan “önce kalça mı, omurga mı?” sorusu da ele alındı. Kalça instabilitesi ile omurga deformitesi arasındaki biyomekanik ilişki değerlendirilirken, her hastada kararın bireyselleştirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca omurga düzeltmesinin yalnızca radyolojik başarı ile değil; fonksiyon, konfor, bakım kolaylığı ve yaşam kalitesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiği üzerinde duruldu.
Serebral palside skolyoz yönetiminde erken takip, düzenli değerlendirme ve ekip yaklaşımı; ilerleyici deformitelerin kontrol altına alınmasında en önemli basamaklardan biridir. Bu nedenle çocuk ortopedisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, nöroloji, omurga cerrahisi, ortez-protez ve fizyoterapi ekiplerinin ortak yaklaşımı tedavi başarısında belirleyici rol oynamaktadır.





